Ne oluyor dersiniz

Ülkenin tek adam CHP İktidarı’nın dayanma gücü kalmayınca. 

Dünyanın yeni hamisi ABD’nin baskılarıyla demokrasi trenine biniyor… 

Türkiye’de iktidarlar demokrasi var mı, yok mu, belli olmadan askeri cunta baskılarını yıllarca hep enselerinde hissetmiş. 

Demokrasiye geçtiği günden bu güne kadar geçen sürede iktidarlar bir türlü askeri baskılarda kurtulamamış. 

Dün böyleydi, bugünde öyle değil mi? 

Orduda zamanla siyasete darbe ve muhtıralarla müdahale ediyor. 

Sözüm ona demokraside balans ayarı yapıyor. 

Bunların en meşrusu altmış ihtilali birçok bürokrat tutuklanıyor başbakan ve iki bakan darağacına çekiliyor. 

Daha sonraki yıllarda askeri omuzu kalabalıklar müdahale etsellerde bu şiddette olmuyor. 

Arada geçen yirmi yıl sonra tekrar omuz kalabalıkların düdüğü çalıyor, hükümete el konuluyor, ülkede ordu iktidar oluyor. 

Dönemin siyasi liderleri ev hapsinde tutuluyor siyasi yasaklar geliyor. 

Birçok genç yargılanıyor bunların içerisinde darağacına gidenlerde oluyor. 

Dönemim generali “Ne yapalım asmayalım da besleyelim” diyor. 

Cuntanın düdüğü ile ülkede tüm siyasi olaylar duruyor silahlar susuyor. 

Ne garip değil mi, bir gün öncesinde ülke kan gölüyken bir gecede duruluyor. 

Anlaşılan o ki birleri bu işi iyi organize ediyor. 

Ülke üzerinde oyun kuranlar oyuncularının aktörlerini de iyi seçiyor. 

On iki Eylül cuntası olalı kırk iki yıl olmuş. 

Dile kolay tam kırk iki yıl. 

On iki Eylül’de doğanlar bugün emekli oluyor. 

Demokrasi balansçılarda geriye ne kaldı? 

Ülkede demokrasi varsa askeri cunta niye var? 

Demokrasi seçimleriyle iktidar olan hükümetler cuntayla alaşağı ediliyor. 

Kimileri idam edilmiş, kimiler yassı adaya sevk edilmiş. 

Demokrasi denilen ülkede seçilmişler iktidar olmuş cunta gelmiş. 

Bunun adına demokrasi nöbeti denmiş. 

AK Parti iktidarıyla askeri vesayet gelmese de arada bir bizde varız der gibi seslerini yükseltiyorlar. 

On iki eylül öncesini yaşayanlardan birisiyim. 

Benim yaş grubumda olanların birçoklarının hafızalarında o yıllar bulunmakta. 

Dünyanın doğu-batı ya da sosyalist kapitalist bloklarla kamplaştığı bir süreçti… 

Bu tablonun Türkiye’de sağ-sol kavgası… 

Sadece gençlik değil… 

Toplumun tüm kesimlerinde politik bir dinamizm hâkimdi. 

Siyaset; Demirel-Ecevit, Erbakan, Türkeş kavgasına hapsolmuştu. 

Gelişen olaylara baktığımızda bugün ülke yine oraya çekiliyor gibi. 

Ülkede siyasi çatışma, sağ sol olayları olmasa da ekonomide sıkıntılar. 

Siyasi liderler arsında atışmalar. 

İğneden ipliğe gelen zamlar. 

Halkın alım gücü daralıyor. 

Sokak ortasın öldürülen kadınlar ve günahsız insanlara yapılan saldırlar durdurulamıyor.

Ülke genelinde hırsızlığın, gaspın, soygunların önü alınmıyor. 

İnsanların aklına bu soru geliyor. 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi