Dine sokulan hurafeleri - 1

Hurafe: Akla ve gerçeğe aykırı düşen aldatıcı söz ve eylemlerdir. Masal, efsane, hoşa giden gerçek dışı nakil ve rivayetlere de hurafe denilmiştir.
Genellikle sihir, büyü ve bunların ürünü olan objelerle alakalı inançlar da hurafe terimi ile ifade edilirler.
Yahudiler tarafından uydurulmuş ve zamanla inanca dönüşmüş birçok hurafe vardır. Bunların uydurduğu en eski hurafelerden biri nazardır.
Onların kaynaklarında “ayin ha – ra” (şerrin gözü) şeklinde geçer.
Bu inanca göre önemli şahsiyetler, güzel kadınlar, yeni doğan bebekler kötü insanların nazarına maruz kalmaya en elverişli tiplerdir.
Onlara göre nazardan korunmak için, metalden yapılmış üzerinde dualar yazılı el şeklinde muskalar taşımak gerekir.
Yine yahudilerde “kötü göz yok olsun” diyerek nazara karşı önlemler alırlar. Diğer bir hurafe; el falına bakarak insanın geçmiş ve geleceğini okuma şeklindedir. Güya insanın elindeki çizgilerden hareketle insanın geleceği ile ilgili haberler verme, böylece bunu çıkar sağlama aracı olarak kullanırlar.
Yine Yahudilikte, çocuğun erkek doğması için hamile kadın her cuma günü bir erkek adını teleffuz eder.
Doğum odasına kötü cinler girmesin diye yere tebeşirle belli daire ve şekiller çizerler. Kadının yatağının altına muska koyarlar.
Tevratın yere düşmesi felaketin habercisi, köpeğin uluması ölümün habercisi, ayın tutulması belalara işarettir.
Cinleri kovmak için karanlıkta ışık yakma, beyaz elbise giyinme, yatak altına demir koyma şeklinde batıl inançlara sahiptirler.
Hristiyanlıkta var olan bir kısım hurafelerden de örnekler verelim.
Yedinci çocuğun şifa verme gücünün olduğu, cadı inancı, evlerin kapısına at nalı asma, on üç rakamını uğursuz sayma, aynanın kırılmasını uğursuzluk sayma, ölü evinde aynaların üzerini örtme, kötü ruhları kovmak için tahtaya vurma, baykuşun ötüşünün ölüm habercisi olduğu, kara kedi görenin belaya maruz kalacağı, ölü ruhunun geri gelmemesi için siyah elbise giyme gibi batıl inançları vardır.
Bu inançların birçoğu, sonradan Müslüman olan Yahudi ve Hristiyanlar tarafından devam ettirildiği için Müslümanlar arasında da varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Hurafeleri kaynağı ve Müslümanlar arasında ortaya çıkmasını birkaç noktada toplamak mümkündür.
1- Önceki dinlere ait kültür ve inançların İslama taşınması.
Yahudi ve Hristiyanlıkta olduğu gibi, Araplarda da birçok hurafe vardı. Uğur ve uğursuzluğa, cinlerle ilgili çeşitli hurafelere inanıyorlardı. Cinlerin kertenkele, kirpi, deve kuşu, tarla faresi, tavşan gibi hayvanlar şekline bürünerek insanlara göründüklerine inanırlardı.
Eski İran ve Hint dinlerine mensup insanlarla Türklerin İslamı kabul etmesinden sonra, Budizm, Maniheizim, Şamanizim ve Zetdüştlük gibi dinlerin din adamları, bazı İslami unsurları da kullanarak bu inançlarını devam ettirmişlerdir.
Şamanizmden intikal eden su kültü, Yahudilikten gelen tılsımlar, Hristiyanlıktan kalan türbeleri kutsallaştırma bu alanda sayılabilecek önemli hurafelerdendir.
2- Cehalet: İslamı ana kaynaklarından öğrenip halkı aydınlatacak yeteri sayıda alimin yetiştirilmemesi, orantılı olarak bu hurafrlerin Müslümanlar arasında yaygınlaşmasını kolaylaştırmıştır.
Hurafeleri bertaraf edebilmek için tatmin edici din öğretimi ve eğitimine ihtiyaç vardır. Ayrıca vaizlerle sohbet ehlinin de bizzat kendilerinin temel kaynakları ve özellikle de Kur an ı kerimi iyi öğrenmeli, Kur’an-ı Kerim aydınlığında hurafelerden arınmaları gerekir.
Nitekim Resulullah’ın ve ashabının Kur’an anlayışına sahip tevhit çizgisindeki alimler, özellikle bazı vaiz ve tasavvuf ehlinin yaydığı menkıbe, kerametler, bidatlar ve hurafeler konusunda ciddi uyarılarda bulunmuşlardır.
3- Mevzu hadisler.
İslamın ikinci kaynağını oluşturan hadislerin, Resulullah’ın hayatında yazılı metinler haline getirilmeyip, bu işe ikinci yüzyıldan itibaren başlanması, özellikle hilafetin saltanata çevrilip, babadan oğula intikal etmesi ve zamanın duyarlı alimlerinin itirazları sonucu çıkan kavga ve iç çekişmeler, çeşitli konularda hadis uydurulmasına veya pek çok istailiyatın İslami kaynaklara girmesine fırsat vermiş ve bu yolla bazı hurafrlerin islama sokulması mümkün olmuştur.
Not : Bu konuyu bir yazıyla daha açıklamaya devam edeceğim. Allah izin verirse.
Selam ve dua ile

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman FAYDALI - Mesaj Gönder

# kadın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi