Çanakkale de iman ruhu vardı

Osmanlı dışardan ve içerden saldırıya uğradığı yıllarda.

Vatan için emperyalizmle göğüs göğüse savaşan.

İslam’ın sancağı dalgalansın, vatan toprağı kafirlere yurt olmasın diye bu uğurda şehit olan.

Kafirlerin çizmesi Anadolu’ya yar olmasın diye tüm olumsuzlara karşı Allah bir bizimle diyerek.

İngiliz, Alman, Fransız, İtalyan, Yunan, Rus Kafirlerine karşı cepheden cepheye koşan daha yaşları on beş bile olmamış kınalı kuzular.

Vatan uğruna şehadeti tatmış milyonların Zafer günü her gün.

Sarıkamış’ta, Yemen’de, Libya’da, Cezayir’de, Mısır’da, Mekke’de, Medine’de, Kudüs’te Kafkas ve Balkan Cephesi’nde kelimeyi tevhit uğruna savaşan ruh unutturulmamalı.

Üç yüz bin ana kuzularının Çanakkale şehadetleri diri tutulmalı.

Müslüman emperyalist savaşı unutturulmamalı.

Tarih boyu bitmeyen hak batıl savaşı sürecek sürüyor da.

Bu savaşta bizlerde bir kınalı Ali’ler olabiliyor muyuz?

Siz değerli okurlar Çanakkale Savaşı’na katılmış kınalı Ali’nin mektubunu bir daha okumanızı isterim.

Ali cepheye vardığında komutanı.

“Adın ne senin evladım?...”

“Ali...”

“Nerelisin?...”

“Anadolu’yum…”

“Peki evladım bu kafanın hali ne?...”

“Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım...”

“Neden?...”

“Bilmiyorum komutanım...”

“Peki gidebilirsin Kınalı Ali...”

O günden sonra herkes ona Kınalı Ali der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır. Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali’nin okuma yazması da yoktur arkadaşlarından yardım ister ve hep beraber başlarlar yazmaya. Ali söyler arkadaşları yazar: “Sevgili anne babacım ellerinizden öperim ben burada çok iyiyim beni merak etmeyin...”

Kız kardeşini kendinden bir küçük erkek kardeşini sorar köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırır. Gururla mektubu bitirir neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına not düşer (Ali’nin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeşi daha vardır) “Anacığım kafama kına yaktın burada komutanlarım ve arkadaşlarım benle hep dalga geçtiler sakın kardeşim Ahmet’e de yakma onunla da dalga geçmesinler ellerinden öptüm...” Aradan zaman geçer. İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle Gelibolu’ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker şehit düşerler. Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış, onların sayıları da epey azalır, Gelibolu düşmek üzeredir.

Kınalı Ali’nin komutanı da olayı görüp yerinde duramaz. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildir. Onlar yeni gelmiştir. Komutanların bu düşünceli halini gören ve durumun vehametini bilen Kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gönderdiğini bile bile çaresiz gönderir.

Kınalı Ali’nin bölüğünden kimse sağ kalmaz hepsi şehit olmuştur. Aradan zaman geçer. Kınalı Ali’nin ailesine yazdığı mektubun yanıtı gelir. Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler (Bu mektubun aslı Çanakkale Müzesi’nde sergilenmektedir.) Babası anlatır Ali’nin: “Oğlum Ali nasılsın, iyi misin? Gözlerinden öperim selam ederim. Öküzü sattık paranın yarısını sana, yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da siz sakın bizi merak etmeyin bizi düşünmeyin” der, köyü, akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir.

“Ali ananın da sana diyeceği bir şey var...”

“Oğlum Ali, yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler kardeşime de yakma demişsin.

Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle seninle dalga geçmesinler. Biz de üç şeye kına yakarlar:

1- Gelinlik kıza; gitsin ailesine, çocuklarına kurban olsun diye...

2- Kurbanlık koça; Allah’a kurban olsun diye...

3- Askere giden yiğitlerimize; vatana kurban olsunlar diye...

Gözlerinden öper selam ederim. Allah’a emanet olun...”

Mektubu okuyan Ali’nin komutanı ve diğerleri hıçkıra hıçkıra ağlamaktadırlar...

Çanakkale Savaşı’na katılıp bir daha geri dönmeyen çocuk askerler...

Bu vatan uğruna şehadeti tatmış gençlerin emaneti unutmayın.

BAZI BORÇLAR ÖDENMEZ.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder

# karar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi