Su, Bardak ve Sürahi | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

Su, Bardak ve Sürahi

Bu haber 16 Temmuz 2019 - 10:19 'de eklendi ve 100 views kez görüntülendi.

Dost sohbetinde bir arkadaşım önce  Kırşehir’in içme suyu kirli midir? diye sordu. Bildiğim kadarıyla hayır dedim. Bildiğim kadarıyla hayır derken de kafadan atmadım.
Halk Sağlığı Kurumu, Kırşehir’in şebeke suyunun kirli olduğunu, içilmemesi gerektiğini söylemedi. Arkadaşım evde içme suyu olarak ne kullandığımı sordu. Ben de arıtmalı şehir şebeke suyunu kullandığı mı söyledim. Bu kez asıl sormak istediği soruyu sordu.
Madem Kırşehir’in suyu kirli değil, neden eskiden olduğu gibi Lokantalarda sürahi ve bardakla çeşme suyu önümüze konulmuyor? diye sitem etti.
Siteminde son derece haklı olan arkadaşımın sorduğu soruda aklıma iki ihtimal geldi.
Birincisi kazanç sağladıkları için,
İkincisi de kendilerine ek uğraş çıkarmamak için.
Hazır su, arkadaşın bütçesine dokunduğu için kendince şebeke suyundan ücretsiz olarak doya doya içmek istiyor gittiği lokanta ve kahvehanede.
Tabi sadece kahvehane ve lokantalarda değil, pastane, cafe, internet cafe, çay bahçesi, kyk yurtları yani tüm işletmelerde su paralı.
Öyle ki artık normal yaşamda da hazır su tüketmek, bağımlılık haline gelmiş.
Hazır su tüketilmesi durumunda her gün on binlerce atık pet şişe ortaya çıkıyor. Plastikler neredeyse hayatımızı ele geçirmiş durumda. Pet şişe, poşet, pipet, çatal ve bıçak gibi sürekli kullanmak zorunda olduğumuz bu ürünlerin plastikten yapılmış olması hem insan sağlığına hem de doğaya zararlı olduğunu hepimiz biliyoruz.
Her yıl 500 milyar üretilen plastik şişelerin yarısından fazlası bir defalık kullanımın ardından çevreye atılıyor. Yol kenarlarında, parklarda görmeye alışkın olduğumuz pet şişeler, poşetler görüntü kirliliğinin yanı sıra insan sağlığını korkunç bir şekilde etkiliyor, denizlere ve okyanuslara ulaşarak başka canlılara da zarar veriyor.
Su petlerinin tarihine de dikkat etmiyoruz. Ne zaman doldurulmuş, ne kadar depoda beklemiş, güneş ışığından etkilenmiş mi onu da bilmiyoruz. Evlerde bile birçok kişi hazır su tüketiyor artık.
Oysa yapılan analizlere göre Kırşehir’in suyu temiz ve rahatlıkla içilebilir durumda.
Lokantalar bu suyu rahatlıkla yoğurda karıştırıp ayran olarak müşterisine veriyorsa, bulaşığını şehir şebekesi suyuyla yıkıyorsa, içtiğimiz çayın bile suyunu şehir şebekesinden kullanıyorsa demek ki su kirli değil, içilebilir.
Dediğim gibi hazır sudaki en büyük gerekçe, kazanç elde etmektir. Bazı yerlerde hazır su iki, hatta birçok yerde üç katı fiyatına satıyorlar.
İki litre su 5 Lira, Bir litre su 2,5 Lira, 0,50 Gr su 1.5 Liraya satan işletmeler var. Belediye suyunun tonu ise 3 lira bile değildir şu an.
Yani anlayacağınız farkında olmadan yazın bu sıcak günlerinde ortalama 5 TL, sadece içme suyuna para ödüyoruz. Daha doğrusu ödemek zorunda bırakılıyoruz.
Arkadaşında da dediği gibi kimse sürahide bardakta müşterisine su vermiyor. Belki veren bir iki yer ya kalmış, ya kalmamıştır. Hepsi de su parasını hesaba ekliyor. Bazen su içtiniz mi diye garson soruyor.
Yani eskiden su beleşti şimdi ise parayla, hem de az parayla değil. Nerdeyse bir ton su fiyatına bir litre su parası ödüyoruz.
Bazı işletmeler öyle bir hal almış ki yakında oturma parasını bile alacaklar. Şehirde de bu kültür yavaş yavaş oturmaya başladı.
Geçenlerde bir arkadaş bir kahvehaneye oturur, bir süre sonra müşterisine sormadan işletmedeki garson masasına bir çay ve su bırakır.
Doktorda randevusu olan arkadaş, bir şey içmeden gideyim belki aç karnına tahlil film isterler diye tedbirli gitmek istediğinden nazikçe “sağol ben içemem demiş”. Kahvehane sahibi hiç nazik davranmadan “sen içmesen de senin altındaki kürsü içiyor” demiş.
Arkadaş bu tavır karşısında şaşkına dönmüş ve haklı olarak bir şey demeden oradan kalkmış.
Ahi esnafına yakışmayan bu örnek, kazanç hırsının, esnafımızı nereden nereye getirini gösteriyor.
Dilegimiz esnafın, sadece kazancını düşünmekten vazgeçmesi ve yeniden masalarda sürahi ve bardakların yerini almasıdır.
Bu sayede hem israf önlenmiş olur, hem kirlilik oluşmaz, hem de su parası vatandaşın cebini yakmaz.

Mehmet Emin TURPÇU
Mehmet Emin TURPÇUmehmeteminturpcu@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.